Ulubey, Ordu ilinin merkeze yakın ilçelerinden biridir. Kuruluşundan günümüze kadar da Ordu iline bağlı kalmıştır.
Oğuz Türkleri’nden önce bir çok kavme yurt olmuş olan Ulubey’in kuruluşu 1390’ lı yıllarda gerçekleşmiştir.
Önemli bir bölümünü Çepni Türkmenleri’nin oluşturduğu Hacıemiroğulları Beyliği’nin Ordu yöresi topraklarını fethinden sonra bir çok boy ve oymak bölgeye ait topraklarda iskan edilmişlerdir. Bu oymaklardan bir tanesi de Sevdeşlü diğer adıyla Ulubeğlü oymağıdır.
Ulubey’le ilgili günümüze ulaşan ilk resmi kayıtlar, 1455 yılına ait tahrir (bir nevi kadastro) kayıtlarıdır. Bu kayıtlarda yer alan yer adlarının bir çoğu bölgenin fethini gerçekleştiren bölüklerin başında bulunanların ya kendilerinin yada babalarının adlarıdır. Böylece bölge orayı fethedenlerin şahsiyeti ile özdeşleşmiştir. Bundan dolayı bölgeye adını veren Sevdeş (Ulubey) adı bölgeyi fetheden bölüklerin bizzat başında bulunan ve fetihde aktif rol oynayan kişinin adıdır. Bu dönemde “Niyabet-i Sevdeşlü nam-ı diğer Ulubeğlü”olarak idari teşkilatı oluşturulanbölge 30 köyden oluşmaktaydı.[1] Bu köylerden bir tanesi fetih hakkı olarak Sevdeş’e yurt olarak verilmiş ve köyün adı bundan dolayı “Sevdeşlü” olarak adlandırılmıştır.[2]
1485 tahrir kayıtlarında ise bölge “Niyabet-i Geriş-i Sevdeşlü Ulubeğlü” olarak belirtilmiştir. Bu dönemde bu birime 31 köyün bağlı olduğu görülmektedir.[3]
1642-1643 Karahisar-i Şarki Sancağı Mufassal Avarız Defteri kayıtlarında birimin idari adı “Kaza-i Ulubeğ” olarak yer almıştır. Bu dönemde de birime 35 köy ve bir mezranın bağlı olduğu görülmektedir[4].
İdari bölümlemelerin yeniden düzenlendiği 1864-1871 yıllarından itibaren, Ulubey bugünkü anlamıyla nahiyeolarak yapılandırılmıştır.
Ulubey’in bugünkümerkezine taşınması 22.04.1905 yılında gerçekleşmiştir. Bu tarihten önce Ulubey’in merkezi Bahaeddin (Yolbaşı) köyünde bulunmaktaydı. Ulubey’in merkezinin bugünkü yerine nakli konusunda Trabzon Vilayet Meclisi’nden Dahiliye Nezareti gönderilen ve Dahiliye Nezareti tarafından da Şura-yı Devlete yani Danıştay’a sunulan 11.06.1904 tarihli belge ve eki bulunan senetlerdekibilgilere göre;
Bu dönemde, nahiye merkezi olan Bahaeddin köyünde bulunanhükümet konağı harab olmuş vaziyettedir. Ayrıca mevki olarak imar bakımındangelişmeye de müsait değildir. Dördüncü Ordu Redif Taburu’nun Üçüncü Bölüğü’nün merkezi olmasından dolayı Merkez olarak adlandırılan yerde ise birçok bina bulunmaktadır. Burada görev yapan subaylar ve diğer görevliler Merkez’de ikamet etmektedirler. Konum itibariyle ve yukarıda belirtilen sebeplerden dolayı Merkez olarak adlandırılan yer nahiye merkezi olmaya daha elverişli hale gelmiştir.
Nahiye merkezinin Bahaeddin köyünden Merkez’e nakli halinde burada yaptırılacak hükümet binasının yapım masraflarının kendilerince karşılanacağı Felekzade Ahmet Hamdi,Boğukzade Ali Haydar ve Boğukzade Mehmet Tevfik tarafındansenet karşılığı taahhüt edilmiştir. Ayrıca yeni bina yapılana kadar Felekzade Ahmet Hamdi kendisine ait Merkez’de bulunan binasını hükümet binası olarak karşılıksız olarak tahsis edeceğini de senet karşılığı taahhüt etmiştir. Şura-yı Devlet de, hükümet binasının şahıslarca yaptırılmasının mahzurlu olacağını beyan eden iki üyenin karşı oyuna rağmen oy çoğunluğuyla yeni hükümet binasının bu şahıslarca yapılmasına karar verilmiştir.
18.03.1905 tarihinde Şura-yı Devlet’degörüşülerek karara bağlanan ve Sadaret’e sunulan bu durum 28.03. 1905 tarihinde Padişahın onayına sunulmuş ve 22.04.1905 tarihinde iradesi çıkarakkarar kesinleşmiştir.
Ulubey’in merkezi bu tarihten itibaren Gündüzlü ve Çatallı köylerinin birleştiği bir sırt olan Merkez adlı yere nakledilmiştir. Bu nakil işleminden 33 yıl sonra 1938 yılında Ulubey’e bağlı köy sayısı 33[5], hane sayısı 2500, toplam nüfusu ise 16.533 tür. Merkez ise bir hükümet binası, 20 hane, bir eski han, iki fırın, bir okul, inşaatı yarım kalmış bir camiden ibarettir. Ayrıca 1930 yılında dikilmiş olan akasyaların büyümesiyle Merkez güzelleşmeye başlamıştır.[6]
Ulubey'in idari yapısı, 1 Nisan 1958 tarihinde ilçe haline dönüştürülmüştür. İlçenin bugünkü köy sayısı 35, nüfusu26.353 tür. Ulubey’in 1905 tarihinden önceki yönetim merkezi olan Bahaeddin köyü bugün Yolbaşı adıyla Ulubey’in bir mahallesidir.
Belgeler
Ulubey'in yeni merkezine yaptırılacak hükümet binasının, Felekzade Ahmet Hamdi, Boğukzade Ali Haydar ve Boğukzade Mehmet Tevfik'in kendilerince yaptırılacağını taahhüt ettikleri senetin aslı ve günümüz harflerine çevirisi
Belgeyi büyütmek için tıklayınız
Bâdî-i kontrat senedim oldur ki,
Ulubey nahiyesinin merkez mevkiine müceddiden inşa olunacak hükümet konağına sarf edilecek mebâlığa mukabil atik hükümet konağının maa-zemin enkaz elli liraya bir tarafa bâr olmamak üzre yüz liraya müttehiden inşa ettireceğimizi ve şayet ettiremediğimiz surette bundan mütevellit zarar ve ziyanı tazmin edeceğimizi mübeyyin işbu bir kıt‘a kontrato senedim cânib-i hükümete i‘ta ve takdim kılındı
22 Eylül 1319
BoğukzadeBoğukzadeFelekzade
Mehmet TevfikAli HaydarAhmed Hamdi
Yeni hükümet binası tamamlanıncaya kadar, Felekzade Ahmet Hamdi'nin kendine ait binasını karşılıksız olarak hükümet binası olarak tahsis edeceğine dair senetin aslı ve günümüz harflerine çevirisi
Belgeyi büyütmek için üzerine tıklayınız
Bâdî-i terkîm senedim oldur ki,
Ulubey’in merkez mevkiinde mutasarrıf olduğum dört odayı şâmil bir bâb kârgîr ebniyeyi müceddiden inşa olunacak hükümet konağının ikmaline değin bilâ-icar hükümete terk eylediğimi mübeyyin işbu bir kıt‘a senedim cânib-i hükümete terkîm kılındı.
21 Eylül 1319
Felekzade Ahmet Efendi
(Mühür)
Ulubey'in yönetim merkezinin Bahaddin köyünden Merkez adlı yere nakledilmesine dair Şura-yı Devlet Kararının aslı ve günümüz harflerine çevirisi
Belgeyi büyütmek için üzerine tıklayınız
Şûra-yı Devlet
Mülkiye Dairesi
Aded
40
Bihi
(Bismillahirrahmanirrahim)
Ordu kazasına tâbi Ulubey nahiyesi merkezinin Bahâeddin karyesinden Merkez nâm mahalle nakli hakkında Trabzon Vilayeti Meclis-i İdaresi’nden meb’ûs mazbata ve evrak-ı müteferriasının leffiyle istizânı mutazammın Dahiliye Nezareti’nden bi’t-takdim Şûra-yı Devlet’e havale buyurulan 26 Rebiülevvel 1322 tarih ve bin altıyüz yirmi numaralı tezkire Mülkiye Dairesi’nde kırâ’at ve makam-ı Vâla-yı Seraskerî ile muhabere olundu.
Meâl-i mazbatada nahiye-i mezkûrede harab hükümet konağından başka ebniye olmadığı gibi mevkian dahi umrâna sâlih olmadığından ve karye-i mezkureye bir saat mesafede bulunan Merkez nam mahal müteaddid mebaniyi şâmil bir kasaba olup hükümet merkezi ittihazına elverişli olmakla beraber bir redif taburunun üçüncü bölük merkezi bulunmasından nâşi bölük zâbitânı suret-i dâimede ikamet etmekte olduklarından hükümetin oraya nakli fevâid ve muhassenatı mûceb olacağı ve Hazine-i Celile ile ahaliye bâr olmaksızın mahall-i mezkûrda müceddeden bir bâb hükümet konağı inşası ve hitam-ı inşaata kadar memurîn-i hükümetin ikametleri için kendi ebniyelerinin bilâ-bedel i‘tâsı nahiye-i mezbure eşrâfından Felekzade Ahmed Hamdi Efendi ile Boğukzade Ali Haydar ve Mehmed Tevfik Efendiler tarafından bâ-sened taahhüt edilmiş olduğu beyân ve taraf-ı Vâlâ-yı Seraskerî’nin tezkire-i cevâbîsinde nâhiye-i mezkûre merkezinin Merkez nâm mahalle naklinde bir mahzûr olmayıp inzibât nokta-i nazarından mûcib-i fevâid olacağı Dördüncü Ordu-yı Hümâyûn müşirinin iş’ârına atfen der-miyan kılınmıştır.
İktizâ-yı maslahat lede’l-müzakere nâhiye-i mezkure merkezinin Merkez nâm mahalle nakli suret-i iş‘âr ve muhabereye nazaran münasib olup gerçi iki rey tarafından hükümet konağı inşası ahaliye ait bir vazife olmadığı gibi bazı defa eşraf ve ağniyâ-yı mahalliyyeden böyle bir hizmet-i müftehirede bulunmak arzusunda bulunanlar olsa bile bu halin dâim vuku‘u müsteb‘ad olduğundan ve böyle bir usulün mevcudiyeti halinde ise memurînden bazılarının fazla bir eser-i gayret göstermek ve emsalinden geri kalmamak ümniyyesiyle halkı tazyik ve icbar edecekleri tabii bulunduğundan mazarratı âşikâr ve bedîdâr olan usulün terki iktizâ edeceği dermiyân kılınmış ise de ânifen arz ve beyân olunduğu üzere mezkur hükümet konağının inşâsı eşrâf-ı nâhiyeden Ahmed Hamdi ve Ali Haydar ve Mehmed Tevfik Efendiler tarafından bâ-sened taahhüd edilmiş olduğuna binaen ekalliyet tarafından tazyik-i ahalî emrinde dermiyan edilen mütâlâaya mahal olmadığından ber-muceb-i iş‘âr ifâ-yı muktezâsına lede’l-arz irâde-i seniyye-i hazreti padişahî şeref-sudûr buyurulduğu takdirde icrâ-yı îcâbının Trabzon Vilayetine tebliğinin Dahiliye Nezaretine havalesive taraf-ı Vâlâ-yı Seraskerî ile Maliye ve Defter-i Hâkanînezaretlerine malumat i‘tâsı tezekkür ve iki kıt‘a taahhüd senedi leffen takdim kılındı. Ol bâbda emr ü fermân hazret-i men-lehu’l-emrindir.
11 Muharrem 1323 ve 5 Mart 1321
(Şûrâ-yı Devlet Reisi ve Azaları)
Ulubey'in yönetim merkezinin Bahaddin köyünden Merkez adlı yere nakledilmesine dair, Saderet yazısı üzerine padişahın iradesinin aslı ve günümüz harflerine çevirisi
Belgeyi büyütmek için üzerine tıklayınız
Bihi
(Bismillahirrahmanirrahim)
Bâb-ı Âlî
Dâire-i Sadâret
Âmedî-i Dîvân-ı Hümâyûn
211
Devletlü efendim hazretleri,
Dahiliye Nezaret-i Celilesi’nin Şûrâ-yı Devlet’e havale olunan tezkiresi üzerine Mülkiye Dairesi’nden tanzim ve melfûfuyla arz ve takdim kılınan mazbatada Ordu kazasına tâbi Ulubey nâhiyesi merkezi olan Bahâeddin karyesinde harab hükümet konağından başka ebniye olmadığı gibi mevkian dahi umrâna gayr-i sâlih olduğundan ve karye-i mezkûreye bir saat mesafede bulunan merkez nâm mahal müteaddid mebânîyi şâmil bir kasaba olup redif taburu üçüncü bölüğünün merkezi bulunduğundan nâhiye-i mezkure merkezinin oraya nakli mucib-i fevâid ve muhassenat olacağı Trabzon Vilayeti’nden ve bu bâbda cihet-i askeriyece mahzûr olmadığı taraf-ı Vâlâ-yı Seraskerî’den iş‘âr olunmuş olduğundan ol vechile icrâ-yı îcâbının nezâret-i müşârun-ileyhâya havâlesi ve Serasker-i müşârun-ileyh, Maliye ve Defter-i Hakanî Nezâret-i Celilelerine malumat i‘tâsı dermiyân olunmuş olmakla ol bâbda her ne vechile emr ü fermân-ı hümâyûn-ı cenâb-ı hilâfet-penâhî şeref-sudûr buyurulur ise mantûk-ı âlîsi infaz edileceği beyâniyle tezkire-i senâverî terkîm kılındı efendim.
21 Muharrem 1323 ve 15 Mart 1321
Sadrazam
Ferid
Maruz-ı çâker-i kemineleridir ki,
Reside-i dest-i ta‘zim olup melfûflarıyla manzur-ı âlî buyurulan işbu tezkire-i sâmiye-i Sadâret-penâhî üzerine mûcebince irâde-i seniyye-i cenâb-ı hilâfet-penâhî şeref-sudûr buyurulmuş olmakla ol bâbda emr ü fermân hazret-i veliyyü’l-emrindir.
[1] Bahaeddin Yediyıldız-Ünal Üstün, Ordu Yöresi Tarihinin Kaynakları I 1455 Tarihli Tahrir Defteri, Ankara 1992, s.
[2] Sevdeşlü köyünün adı 1930 yılında Kardeşler köyü olarak değiştirilmiştir. Sevdeş adı bu gün Aybastı’ya bağlı Alacalarköyünün bir mahallesinin adı olarak yaşamaktadır.
[3] Bahaeddin Yediyıldız-Ünal Üstün, Ordu Yöresi Tarihinin Kaynakları I 1485 Tarihli Tahrir Defteri, Ankara 2002, s.257
[4] Mehmet Öz-Fatma Acun, Orta Karadeniz Tarihinin Kaynakları VII Karahisar-i Şarki Sancağı Mufassal Avarız Defteri (1642-1643), Ankara 2008, s.244
[5] Ulubey’in bazı köyleri 1932 yılından sonra Kabadüz ve Uzunisa’ya bağlandığından köy sayısı azalmıştır.