ADNAN YILDIZ

15/4/2008 - Fındık ve Ordu 1

Kategori: Tarih Memleket


FINDIK VE ORDU

 
Adnan Yıldız
ayildiz52@gmail.com
Not: ''Fındık ve Ordu'' adlı bu makale, blogcu sayfamızın teknik özelliklerinden dolayı beş  bölüm halinde yayınlanmak zorunda kalınmıştır.


 “ .....Çocuklar babalarını analarını sordular, Uygur beyleri çocukları huş ve fındık(kosık) ağaçlarının yanına götürdüler. Çocuklar ağaçlara iyi evlatların ana babalarına gösterdikleri saygıyı gösterdiler. Ağaçların dikildikleri yerleri mukaddes yerler saydılar, ağaçlar dile gelerek ana babalarına saygı gösteren bu çocuklara hayır dualar ettiler.”[1] (Uygur Yağmur Taşı Efsanesinden)

Fındığın ana vatanı

Fındık, eski çağlardan beri bilinen bir yemiştir. Kaşgarlı Mahmud, Divanü Lügat-it- Türk adlı eserinde Orta Asya Türkleri’nin fındığa “kosık” veya “kosuk” fındıklığa “kosıklık” dediklerini söylemektedir. Kuman Türklerinde “Çatlavuk”, Çağatay Türkleri’nde “Çatlağuç” kelimeleri fındık karşılığı olarak kullanılmaktadır.[2]

Fındığın bu günkü söylenişi ile Türkçe’ye girişi ise muhtemelen Oğuz Türkleri’nin Anadolu’ya yerleşmelerinden sonra gerçekleşmiştir.

Fındığın anavatanı konusunda değişik görüşler ileri sürülmüştür. Bu görüşlere göre;.kimi araştırmacılar, fındığın ana yurdunun Çin olduğunu ileri sürmektedirler.Buna göre fındık batıya yapılan akınlarla Çin’den İran’a oradan da Karadeniz kıyılarına getirilip yetiştirilmiştir.

Bazı araştırmacılara göre ise fındığın vatanı Anadolu’dur. Roma devri bilginlerinden Pliny’e göre fındık Yunanistan’a Doğu Karadeniz kıyılarından gitmiştir.[3]

Sivas vilayet mektupçusu Ferhat oğlu M. Fahrettin Ordu Külliyatı adlı eserinde fındığın ana vatanı ile ilgili olarak Kafkas dağlarının Anapa ve Suhum havalisi olduğunu belirterek ,1541 yılından itibaren de Karadeniz kıyılarına getirildiğini belirtmektedir.[4]

Nebatat araştırmacılarının ağırlıklı görüşü ise fındığın ana vatanının Orta Asya ve Hindistan olduğu yönündedir.

Fındığın ekonomik bir değer kazandığına ve ilk ihracatına yönelik bilgileri ihtiva eden belgelere göre ;

Osmanlı döneminde ilk kabuklu fındığın, 1732’de Rusya’ya, 1792’de Romanya’ya, 1851’de İngiltere’ye, 1871’de Belçika’ya ihraç edildiğini  öğrenmekteyiz. Fındık ihracına yönelik ilk istatistik ise 1878’de tutulmaya başlanmış ve bu yıl 5468 ton fındık ihraç edilmiştir.[5]

Ordu yöresinde ilk fındık dikimleri ve üretim miktarları

Ordu İlinde ziraat amaçlı fındık dikimleri, 1810-1815 yıllarında dönemin Ordu Kazası kaymakamı İbrahim Bey’in Giresun dan getirttiği fındık fidanlarının  Ebulhayır, Mustafalı, Ayrılık, Ambarcı köylerinde dikilmesiyle başlamıştır.

Bu köylerde oluşturulan bahçelerden olumlu sonuçlar alınması üzerine fındık dikimleri sahil köyleri boyunca devam etmiştir.

1858’li yıllardan itibaren Perşembe ve Bolaman’ın sahil köylerinde de fındık bahçeleri oluşturulmaya başlanmıştır.

Ordu yöresinde fındık üretim alanları ve buralardan elde edilen fındık miktarları konusunda elde ettiğimiz bilgiler göre;

1296 (1879) yılında;

Ordu merkezde 266 fındıklıktan 18900 kıyye(24.230 kg),

Perşembe nahiyesinde 571 kıyye (732 kg)

Bolaman nahiyesinde 100 kıyye( 128 kg) fındık üretilmiştir..[6]

Ordu yöresinde fındık dikimin bu yıllarda devlet tarafından da teşvik edildiğini görmekteyiz Trabzon valisi(Kadri Bey) tarafından Yaver-i Ekrem Derviş Paşa’ya gönderilen 5 Zilhicce 1311 (9 Haziran 1894) tarihli yazıda pirinç ekimin yasaklanarak yerine daha faydalı ürün olan fındık fidanlarının dikilmesinin Şura-yı Devletçe de (Danıştay) uygun görüldüğü belirtilmektedir.

Fındık ziraatini teşvik etmenin en önemli sebebi Ordu kasabasında  Akyazı, Şahincili ve Eskipazar mevkilerinde çeltik ekilmesidir. Bu çeltik tarlalarından dolayı oluşan sivrisinekler sıtma hastalığına sebep olmaktaydı. Ayrıca çeltik tarlalarından yayılan pis kokular da kasabanın havasını bozmaktadır. Halkın ve hükümet görevlilerinin bu durumdan kurtulmak amacıyla yazları Çambaşı Yaylasına göçmek zorunda kaldığını yine bu belgeden öğrenmekteyiz.

Pirinç ekiminin yasaklanarak, yerine fındık dilmesine dair belgenin günümüz alfabesine çevirilmiş hali şu şekildedir;

Devletlü Efendim Hazretleri,

Ordu kasabası civarında ve yalnız bir iki köyde ihdas edilmiş olan çeltiklerden mevsim-i sayfda tesaüd eden ebhire-i redie ciyadet-i havayı ifsad ederek enva-i ilel ve eskâmın hudusuna sebeb olmakta ve binaenaleyh her senenin mevsim-i sayfında heyet-i hükümet ve ahali merkez-i kazayı terk ile on iki saat mesafede bulunan Çambaşı yaylağına gitmekte ve bu yüzden bir çok mesarif ve metayib ihtiyar etmeye mecbur olagelmekte bulunduğundan ve merkez-i kazanın aylarca memurin-i hükümetten hali kalması emr-i inzibatça da mahzurdan salim olmadığından pirinç ziraatinin men’iyle mezkur çeltiklerin doldurulması ve yerine fındık fidanlarının garsıyla ahali için daha faydalı mahsulat yetiştirilmesi bais-i muhassenat olacağına dair Ordu Kazası Kaymakamlığı’ndan vuku bulan iş’ar Meclis-i İdare-i Vilayetce muvafık-ı maslahat görülerek ol babda Dahiliye Nezaret-i Celilesi’nden sebk eden arz ve inha üzerine Şura-yı Devlet Riyaset-i Vekalet-i Celilesi’nden alınan tahrirat-ı aliyyede bu suretinin Şura-yı Devletçe de tasvib olunduğu beyan buyurulmuş ve pirinç ekilen mahallerin doldurulmasıyla yerine daha faydalı mahsulat ve be-tahsis fındık fidanları yetiştirilmesi zımnında ahalinin teşvik edilmesi kaymakamlığa tebliğ ve tavsiye olunarak icabı icra kılınmış olduğunun arz ve beyana ibtidar ve irsal buyurulan mahzar-ı irade-i celile-i müşir-i ekremileri vechile yine leffen takdim ve tesyar olundu. Ol babda emr ü ferman hazret-i men-lehü’l-emrindir.

5 Zilhicce 1311

Trabzon Valisi

(Kadri Bey)


(Büyütmek için tıklayınız)

(Ordu kasabasında, fındık dikiminin teşvikine dair belgenin orijinal hali)


1315 (1898) yılında sahil köylerinin bir çoğunda fındık bahçeleri oluşturulmuştur. Ulubey, Perşembe, Bolaman ve Oskara denilen havalideki köylerde fındık dikmek hususunda büyük gayret gösteriliyordu. Bu tarihe kadar yetiştirilen bahçelerden alınan ürün miktarı: 70 bin kantar (4480000) kilo civarındadır.[7]

1319 (1902) yılında,

Ordu iskelesinden, 930.000 kuruş tutarında 380.000 kıyye (487.160 kg) kabuklu fındık ve 3.511.000 kuruş tutarında 630.000 kıyye (807.660 kg) iç fındık.ihraç edilmiştir.[8]

1321 (1904) yılında ise Ordu iskelesinden ihraç edilen fındık miktarları ve elde edilen gelir şu şekildedir.

980.000 kuruş tutarında 500.000 kıyye (641.000kg) kabuklu fındık ve 3.300.000 kuruş tutarında 500.000 kıyye (641.000kg) iç fındık ihraç edilmiştir.[9]

1911 yılında Ordu İlinde fındık dikili alanlar ve miktarları şu şekildedir.

Bahçe miktarı: 8400 adet

Ocak miktarı: 9.240.000 adet

Dal miktarı: 66.680.000 adet

Ürün miktarı: 6900 ton[10]

1913 yılı tarım sayımlarına göre Ordu yöresinde 108.500 dönümlük bir alanı kaplayan fındık bahçelerinden 5.416 ton fındık üretildiği görülmektedir.[11] Bu yıl fındığın ortalama fiyatı 4 kuruş 25 santimdir. 1914 yılında savaşın etkisiyle fiyatlar 1 kuruşa kadar inmiştir.

I.Dünya Harbi ve Milli Mücadele yıllarında fındık ihracatının durma noktasına gelmesiyle birlikte fındık dikimlerinde de bir yavaşlama olmuştur. Ancak 1924 yılından itibaren dış pazarlarla bağlantıların kurulmasıyla fındık dikimleri yeniden hız kazanmış, harap olan bahçeler bakıma alınmış iç bölgelerde de hızlı bir şekilde fındık dikimlerine başlanmıştır. 1934 yılında sadece Ordu Merkez  kazasında fındık dikimi yapılan köy sayısı 125’e ulaşmıştır

1934 yılı Ordu merkez kazada fındık dikili köyler ve  bu köylerin azami üretim kapasiteleri şu şekildedir; (Rakamlar kilo olarak verilmiştir.) [12].

Ordu, Bucak,

Kuşcuören ve Keçi köy:  2500

Akyazı: 7500

Şahincili:1500

Ağcatepe:3000

Tepe-i bala:4000

Durnasuyu:2500

Ebülhayırsayaca:1050

Ebülhayırkestane:1200

Mustafalı: 7000

Alibey: 1800

Karacaömer: 2500

Eskipazar: 750

Pehilli: 890

Terzili: 1400

Hatipli:750

Alembey: 580

Bayadı- Şecaiye1890

Uzunisa:2300

Eyüplü:750

Maşa:2200

Saraycık:750

Büben:480

Osmaniye:80

Bayramlı:650

Sağırlı:780

Karakiraz:1900

Gerce:250

Kabadüz:470

Başköy:950

Karaağaç:1200

Koşaca:200

Kuylu:300

Uzunmahmut: 280

Durak:600

Bahattin:350

Sevdaş:150

Şeyhler:150

Katırköy:120

Kızılinsüfla:100

Senaiye:180

Kadıncık:200

Fermudesayaca:70

Çatallı:450

Artıklı:1500

Çukur maa Çönkara: 250

Delikkaya: 3500

Fındıklı 790

Kumrulu: 175

Şuayip: 350

Eymür : 400

Arpaköy: 500

Meşayih: 400

Akpınar :750

Cevizlik: 350

Bultan: 450

Tuğlu: 350

Teyneli: 650

Çavuşlar: 1800

Yemişli maa Şerafiye:900

Burhanettin:200

Öceli:2500

Yaraşlı: 800

Boztepe:900

Orhaniye: 150

Yağızlı: 300

Akkise:350

Kayadibi:750

Fermudetepe:300

Uzunmusa:970

Kızılhisar: 400

Kısacık: 150

Batamı:80

Mübarek: 120

Neneli: 915

Efırlı: 1500

Doğanköy: 100

Eledere: 150

Beyli: 1350

Çerli: 900

Sultaniye: 220

Saray: 600

Ortatepe: 500

Babalı: 1900

Bayadi(Perşembe): 670

Okculu: 800

Polatlı: 1200

Teke: 150

Hussüban: 35

Töngeldüzü: 50

Çandır: 780

Çınar: 650

Hamidiye: 265

Ramazan : 980

Sortu: 230

Doğanlı: 350

Anaç: 1015

Şeber: 140

Fernek : 600

Kaleyaka: 859

Kazancılı: 1300

Kuyluca: 900

Kutluca: 380

Kırlı.: 450

Mersin: 1200

Yumrutaş: 500

Kürze: 1200

Güvercinlik: 850

Kale: 450

Yenipazar: 400

Zavı :1680

Buhari: 2700

Tepecik: 440

Hacıköy: 600

Danışman:800

Söken: 400

Sarmaşık: 1300

Sarıyakup: 760

Tavla(Yalıköy): 1800

Tayalı: 600

Konakbaşı: 400

Kılavuzömer: 470

Kavraz: 2680

Kayaköy: 440

Gölbaşı: 600

Küpdüşen: 600

Kabakdağı: 460

Gemrik: 400

Laleli: 1740

Elmaköy: 150

Edirli: 70

Uzundere: 700

Budak: 90

Hisarbey: 250

Demircili: 150

Yeşilyurt: 60

Akköy: 150



<

Yorum yaz!

<- Son Sayfa :: Sonraki Sayfa ->

Hakkımda

Bilgi ve Belge Yöneticisi

Bağlantılar

Ana Sayfa
Profilim
Arşiv
Osmanlı Belgelerinde Rize

Kategoriler

Arkadaşlarım