15/4/2008 - Fındık ve Ordu 3
Fındıkla ilgili ticari faaliyetler Ordu ilinde fındıkla ilgili ticari faaliyetler 1880’li yıllarda başlamıştır. Bu yıllarda üretici tarafından pazara indirilen fındıklar tüccarlar tarafından alınmaktaydı. İktisadi Uyanış Dergisinde 1949 yılında yayınlanan ve 1880’ li yıllardaki Ordunun anlatıldığı mülakatta fındığın pazara indirilmesi ile ilgili şunlar anlatılmaktadır. “ Bizim pazara fındık ancak 1300 (1882) senesinde gelmeğe başladı. O zamanlar ne bugünkü fabrikalar ne de bu geniş teşkilatlı fındık ticareti vardı. Ticaretimiz mısır, fasülye, ceviz, yumurta, ve bilhassa melet havzasında yetiştirilen pirinç üzerine kurulmuştu.” 1880’li yılların başlarında fındık alım işiyle uğraşan iki tür tüccar vardı. Bunlardan birincisi tamamen yabancılardan oluşan Avrupa tüccarları diğeri ise çoğunluğunu Türk tüccarların oluşturduğu Hayriye tüccarlarıdır. Avrupa tüccarları buralardan aldıkları fındıkları ihraç ederlerdi. Hayriye tüccarları ise daha ziyade aracılık işiyle uğraşırlardı. Daha sonraki yıllarda Türk tüccarlar ittifak şirketleri kurarak fındık ihracatı yapmaya başlamışlardır. Yabancı alıcıların başında, bugün de varlığını sürdüren Pisani ve Rikertsen adlı firma gelmektedir. Pisani firması ,1898 yılında Almanya’ya giderek yerleşen Giresun Rumlarından Homer Pisani tarafından 1905 yılında kurulmuştur. Merkezi Hamburg’da bulunan firma kısa zamanda dünya kuru meyve kralı ünvanını almıştır. 1920’li yıllarda Pisani firması Ordu’da bir kırma fabrikası da kurmuştur. Firma daha sonra Rikhertsen adlı firmayla birleşmiştir. Günümüzde dahi fındık politikalarının hiç fındık üretmeyen bir ülkenin şehri olan Hamburg da belirlenmesinde bu firmanın büyük rolü vardır. Ordu’da fındık ticaretinin temelleri ve politikalarının oluşturulduğu bu yıllardan sonra fındık ticareti ve fıyatları konusunda sancılı bir döneme de girilmiş oluyordu. Fındık fiyatlarının belirlenmesinde ortaya konulan kıstaslar kesin değildir. Yukarıda değinildiği üzere fiyatların belirlenmesinde en önemli etken aslında olmayan ama bir borsa işlevi gören Hamburg merkezli alıcılar ve alivreci olarak adlandırılan bağlantılarıdır. Avrupalı alıcı bir yıl öncesinden belirlediği fiyat üzerinden yerli alıcılarla anlaşır ve kaparo verir. Örneğin; kentali(100kg) 300 dolardan anlaşılır. Bu işleme alivre denir. Alivreciler için fiyatlardaki artış oranı, kar oranlarının azalmasıdır. Bu yüzden fiyatların alivreciler dışındaki oluşumlarca yükseltilmesi durumunda yıllardır örneklerini yaşadığımız fiyat karmaşaları ortaya çıkmakta ve bu süreç genelde üreticinin, dolayısıyla Türk Fındığının aleyhine gelişmektedir . Diğer bir etken ürün miktarıdır. Fındık üretim miktarlarında yıllara göre değişen bir istikrarsızlık söz konusudur. Bazı yıllar ürün miktarı 30 yıl öncesinin rakamlarıyla aynı olabilmektedir. 2004 yılında üretilen 67.000 ton ürün miktarı 1973 yılında üretilmiş olan 80.000 ton üründen daha azdır. Sıkça yaşanılan üretimdeki istikrarsızlık fiyatlarda da anormal değişikliklere sebep olmaktadır Savaşlar ve benzeri sebeplerden kaynaklanan ekonomik buhranlar da fındık fiyatlarında beklenmeyen değişikliklere yol açabilmektedir. 1913 yılında 4 kuruş olan fındık fiyatları, 1914 yılında savaş dolayısıyla 1 kuruşa kadar düşmüştür. 1929 yılında bütün dünyayı doğrudan etkileyen ekonomik buhranın en büyük zararı çiftçi sınıfına olmuştur. Bu olumsuz durum fındık fiyatlarında ise tam tersine bir tesir yapmış, fiyatlar buhranın ilk iki yılında artış eğilimi göstermiştir. Fındık fiyatlarında görülen artış eğiliminde 1929 yılındaki rekoltenin düşük oluşunun yanında fındık lehinde devlet desteği ile yapılan propaganda etkili olmuştur. 1928’e kadar ortalama 20 kuruş civarında seyreden fındığın kilosu 1929 yılında bir ara 42 kuruşa kadar yükselmiştir. Bu dönemde, Milli İktisat ve Tasarruf Cemiyeti ile onun yayın organı İktisat ve Tasarruf Mecmuasında fındığın reklamı için söylenen şu dörtlük dilden dile dolaşmıştır. “Fındık, fındık, çıtır, çıtır Hem kan yapar hem ısıtır Kanın yoksa fındık ye sen Karadeniz olsun hep şen” Yine bu mecmuada, çocuklara fındık yedirmenin faydalarından bahsedilmiş ve fındık yiyen çocuk resimleri yayınlanmıştır. 
(Büyütmek için tıklayınız)
Buhran yıllarında fındığın kantarı (yaklaşık 56 kg), 40-50 liraya kadar çıkmıştır. Bu yıllarda bu miktar küçük dereceli bir memurun eline geçenden daha fazlaydı. Yıllara göre ortalama fındık fiyatları Fındık fiyatlarında fındığın türü ve gerekli şartları taşıması gibi etkenler dolayısıyla farklılıklar olabilmektedir. Ordu fındığı bu haliyle her zaman iyi tercih edilen ürün olmayı başarmıştır. Bu konuda 1947 yılında, Giresun’da Fındık İhracaatçıları Birliği’nde görev yapan Kemal Peker (Bekaroğlu) şunları söylemektedir. “...Ordu fındıkları öteden beri levant tip fındıklar sınıfına dahil bulunmakta ise de, son yıllarda kalite düzgünlüğünün temini ve evsaf yüksekliği ile temayüz etmesi bakımından dış pazar taleplerini ve bilhassa Amerika siparişlerini kendi tarafına çekmeğe muvaffak olmuştur. Bu Ordu için başlı başına bir kazançtır. .. Ordu müstahsili ve ihracatçısı bu imkanı, fındıklarını tam kemale erdirmesi ve ve mahsülü kuru değirmenlik haline konulduktan sonra satışa arz etmesi ile sağlamıştır.” Yılı iç fındık fiyatları(kuruş) kabuklu fındık fiyatları(kuruş) 1926 74 33 1927 65 27 1928 64 31 1929 91 42 1930 87 37 1931 62 28 1932 37 18 1933 40 18 1934 37 17 1935 40 22 1936 52 25 1937 41 16 1938 63 29 1939 51 26 1940 33 13 1941 55 29 1942 95 45 1943 105 46 1944 94 38 1945 127 56 1946 185 79 1947 190 84 (Büyütmek için tıklayınız)
(1952 -1968 yılları arasında dolaşımda bulunan ve fındık toplayan kızların resimlerini taşıyan 5 liralar)
İhracat Ordu fındığı, I.Dünya Savaşı’ndan önce ihracat yolu ile dünya pazarlarındaki yerini almıştır. Başlangıçta kabuklu olarak ihraç edilen fındık daha sonra iç olarakta ihraç edilmiştir. Ordu limanından 1926 yılından 1948 yılına kadar ihraç edilen kabuklu ve iç fındık miktarları ile getirisi şu şekildedir. Yıl Kabuklu Fındık ihracı(ton) İç fındık ihracı(Ton) Kabuklu (TL) İç (TL) 1926 12.700 1128 2.879 1.231.424 1927 350.000 2450 74.401 1.137.925 1928 53.000 1825 18222 1.089.111 1929 53.000 953 5.624 936.029 1930 318.000 2743 73.858 1.479.439 1931 1.950 2926 475 1.846.079 1932 131.150 3305 15.860 3.131.363 1933 555.400 2883 111.473 1.134.272 1934 120.000 2950 19.112 1.120.924 1935 778.000 3056 167.980 1.410.890 1936 2.000 3881 440 2.210.215 1937 72.381 3012 8.934 1.439.960 1938 27.900 3460 9.093 2.065.457 1939 236.250 2739 24.994 1.421.177 1940 393.410 2525 6.752 353.343 1941 341.250 3230 5.911 397.147 1942 405.000 3350 7.813 385.196 1943 176.770 4445 6.729 678.713 1944 134.435 4743 4.296 998.347 1945 307.000 6176 6.177 1.171.445 1946 116.182 5706 3.367 1.171.445 1947 126.325 5458 4.579 1.097.941 1948 147.815 6317 6.104 1.517.675 (Büyütmek için tıklayınız)
(1930'lu yıllarda ihraç edilecek fındıklar, Ordu iskelesinden gemilere taşınırken)
Tablodan da anlaşılacağı üzere Ordu’dan dışarıya kabuklu fındıktan daha çok iç fındık ihraç edilmiş, ve bu rakam II. Dünya savaşı’nın ilk iki yılı(1939-1940) dışında sürekli artmıştır. Buna karşılık 2. Dünya Savaşının ilk yıllarında (1939-1942) kabuklu fındık ihracında belirgin bir artış olmuştur. 1941 den itibaren elde edilen gelirde bir azalma görülmektedir. Bunda 1942 den 1948 Şubat ayına kadar Ordu Limanlarından Avrupa’ya doğrudan ihracat yapılamamasının etkisi vardır. II. Dünya Savaşından sonra diğer Karadeniz limanlarından olduğu gibi Ordu limanından da iç fındık ihracatı yapılamıyordu. Ticaret ve Sanayi Odası 1949’da Denizyolları Genel Müdürlüğü ile bağlantı kurarak, 15 günde bir Akdeniz Seferi yapan Türk gemileriyle İstanbul aktarmalı olarak Trieste ve Marsilya’ya iç fındık gönderiliyordu. Ayrıca 1940 yılından itibaren devletin beyanname usulünü kaldırmasından dolayı yapılan sevkiyatlarda kıymet gösterilmemiş olmasının da gelirlerin az görülmesinde önemli bir etkisi vardır. 1923-1931 yılları arasında Ordu’dan yapılan fındık ihracatının % 28’i Trieste üzerinden, çeşitli Avrupa ülkelerine, % 23’ü Hamburg limanlarından Almanya’ya, %18’i Fransa’ya, %8’i Londra üzerinden İngiltere’ye gönderilmekteydi. 1931’ den itibaren II. Dünya Savaşına kadar Ordu’dan ihracı yapılan fındığın %65’i Almanya’ya yapılmıştır.1943 yılında Almanya ile ticari ilişkilerin kesilmesi ihracatımızı zora sokmuştur.Bu konuda dönemin Başbakanı Hasan Saka’ya 04.07.1948 tarihinde bir grup fındık üreticisi ve ihracatçısı tarafından gönderilen yazıda şunlar anlatılmaktadır. “....Fındığmızın kadim müşterisi ve halen talibi bulunan Almanya’ya satışının temini ve ayrıca da tüccarın satış yapmadan Avrupa’ya ihracatta bulunmasına ve mükabilinde ya para veyahut mütenevvi eşya getirmesine müsaade buyurulmasını bilhassa rica eder, derin saygılarımızı sunarız.” Ticaret Bakanlığınca verilen cevapta ise ; “...Fındıklarımız , anlaşmamız bulunmayan ve anlaşması müsait olan memleketlere, mevzuata göre takaslada ihraç edilmektedir .Fransa ,Belçika, İsveç gibi memleketlere gelince, Fransa anlaşmasında mevcut limite yaklaşılmış olması dolayısıyla bu memleket serbest döviz ödememek için ithalatını kontrol altında tutmaktadır. İsveç anlaşması da aynı karakterde olduğundan, bu memleket dahi Türkiye’den yapacağı ithalatı kontrol altında tutmaktadır. Belçika anlaşması ise dolar esasına istinad etmektedir. Esasen bu memleket Türkiye’den 1947/1948 kampanyasında 2.500 ton iç fındık almıştır. Diğer anlaşmalı memleketler ise anlaşma çerçeveleri dahilinde fındık alacak durumdadırlar. Fındık mahsülümüzün ihracına teşvik maksadıyla tüccarımıza verilen bu kadar geniş imkanlara rağmen elde bir miktar fındık kalmış olması, Türkiye fındık ihraç fiyatlarının rakip memleket fındık ve badem fiyatlarına kıyasen yüksek bulunmasından ileri gelmektedir.” 1951 yılı Aralık ayında Ordu’da kabuklu fındık fiyatı kilo başına 100-110 kuruştur. İhraç fiyatı ise 198 kuruştur. Ülkemiz piyasasını her zaman yakından takip eden İspanya hükümeti ise aynı yıl 250 kuruş’un altında fındık ihracını engelmek amacıyla bu fiyatın altında ihracat yapacak ihracatcılarına lisans vermemiştir. Fındık ihracatında son yıllardaki durum ise şu şekildedir. 1945 ve 1946 yılarında 28 ülkeye ihraç edilen fındığımız, 1992 yılında 33 ülkeye ihraç edilmiştir.. Bu rakam 2005 yılında 87 ülkeye çıkmıştır. 2005 yılında en fazla fındık ihracatı, yine bir fındık ülkesi olan İtalya’ya gerçekleştirilmiş, bu ülkeyi sırasıyla Almanya, Fransa ve Belçika, izlemiştir. 2007 yılında ise fındık ihraç edilen ülke sayısı 91’e çıkmıştır.Bu yılki sıralama ise Almanya, İtalya, Fransa ve Belçika olarak devam etmektedir. 2007 yılında en az ihracat 10 kg fındıkla Afganistan’a gerçekleştirilmiştir. Ordu ili fındık ihracatında ilk sırada gelmektedir. 2006 yılında en fazla fındık ihracatı gerçekleştiren firmalar arasında Ordu’dan 6 firma bulunmaktadır. Bunlardan ikisi ayrıca ilk 5 firma arasında yer almaktadır.
|