15/4/2008 - Fındık ve Ordu 4
Fındığın hasadı ve işlenmesi
Ordu ilinde fındığın hasat zamanı rakıma bağlı olarak değişmektedir. Sahile yakın yerlerde Ağustos'un ilk haftasında başlanılan hasat , yüksek bölümlerde Eylül ayını bulabilmektedir. Hasatla ilgili faaliyetlerden en önemlisi işçi (amele) teminidir. 1980'li yıllara kadar yöreden ve civar illerden temin edilen işçiler son yıllarda çoğunlukla güneydoğu vilayetlerinden temin edilmektedir. Fındık hasadının başlamasıyla her bir tanesi insan eli değerek toplanan fındıklar bahçelerde çuvallara doldurulur. Hasadın en zor bölümünü, bu çuvalların harmanlara taşınması oluşturmaktadır. Çünkü Karadeniz'in sarp arazisi bir çok yere yol götürülmesine izin vermemiştir. Bu yüzden fındık çuvalları ya insan sırtında, ya katırlarla Karadeniz’in gelmesine izin verdiği kadarıyla açılan yollara taşınmaktadır. Bazen bu taşıma işi yakınına yol getirilebilen bahçelerden çuvalların yollara yuvarlanması ile gerçekleştirilerek, buralardan arabalarla harmanlara taşınmaktadır. Bu şekilde taşıma işinin sonunda fındıktan başka bir ürünün sağlam kalabilmesi imkansızdır. Bu toprakların fındığa bağımlılığının sebeplerinden bir tanesi de bu durumdur.
 (Büyütmek için tıklayınız)
(1940'lı yıllar fındık toplayan kızlar)
Harmanlara taşınan fındıklar kurutulduktan sonra en dış kabuğundan (kavsul) ayrılır. Bu ayırma işlemi 1970’li yıllara kadar tırmıklarla dövülerek ve ilkel küçük motorlu makinalarla gerçekleştirilmekteydi. Bu yıllardan sonra fındığın en dış kabuğundan ayırma işlemi patozlarla gerçekleştirilmeye başlanmıştır.
Dış kabuklarından ayrılan fındıklar içlerinin kuruması ve kalitesiz olanlarının seçilmesi amacıyla tekrar harmana serilir. Kurutma ve seçme işlemi tamamlanan fındıklar pazaraindirilirek alıcılarla buluşturulur. Fındığın bundan sonraki süreci fabrikalarda işlenmesidir. İç olarak değerlendirilecek olan fındıklar fabrikalarda iç kabuklarından ayırma işlemine tabi tutulur. Bu işlem 1900’lü yılların başlarına kadar tokmaklarla kırılarak elle gerçekleştirilirdi. Daha sonra elle çevrilen değirmenlerle gerçekleştirilen ayırma işlemi, 1920’li yıllardan itibaren gazla çalışan motorlara sahip fabrikalarda gerçekleştirilmiştir. 1930’lu yıllardan itibaren fabrikalar elektrikle çalışan motorlarla bu işlemleri gerçekleştirmeye başlamışlardır. Bu fabrikaların sahip olduğu makinalara örnek olması bakımından 1923 yılında bir fabrika şu bölümlerden oluşmaktaydı.
(Büyütmek için tıklayınız)
(1900'lü yılların başlarında tokmakla fındık kıran kadın işçiler)
Gazla hareket eden motor ve bu motora bağlı olarak , fındığı alt kattan imalathane dairesine çıkaran elavator makinası ve teferruatı, kırılmamış fındığı kısımlara ayıran elek makinası, fındık kırmaya mahsus değirmen, kırılmamış fındığı kabuğundan ayırmak ve sınıflandırmak için altı gözlü ayırma makinasından oluşmaktadır. İçlerinden ayrılan kabuklar yakacak olarak kullanılmaktadır. Fındığın kabuğunun ilk defa yakacak maddesi olarak kullanılması 1890’lı yıllarda gerçekleşmiştir. Kemal Peker Fındık (1947) adlı eserinde fındık kabuğunun yakılmasını şu şekilde anlatmaktadır. “...O tarihlerde (1890’lı yıllar), Giresun’da Ahıshalı Yemerici Bekir Usta adında fakir birisi vardı. Bu adam,fırtınalı havaların deniz kenarına attığı ağaç ve kereste parçalarını , yakmak için toplayıp evine nakladerdi. Yine böyle bir günde Kaptan Yorgi’nin (Giresun Belediye Reisi 1306-1322) iç hanesinde kırılan fındıkların kabuklarının deniz kenarına döküldüğünü görmüş, yakmak üzere evine götürmüştür. Fındık kabuğunun yakılması bu suretle öğrenilmiş ve ogünden sonra yakılması artmıştır. Fındık kabuğu yakmak amacıyla geliştirilen sobalardan sonra her evde yakacak maddesi olarak kulanılmıştır.” Fındık kabuğu halen yakacak maddesi olarak kullanılmaktadır. Özellikle mangal yakacağı olarak ayrı bir yere sahiptir. Ayrıca son yıllarda mobilya ve parke sanayinde de fındık kabuğu kullanılmaya başlanmıştır.
(Büyütmek için tıklayınız)
(1940'lı yıllarda fabrikada fındık seçen kadınlar)
Ordu ili’nde ilk kurulan fındık fabrikalarını sahipleri ve kuruluş tarihleri, Fabrikanın sahibi Kuruluş Tarihi Furtunzade Tahsin 1918 Osmanağazade Mahmut 1921 Hacı İbrahimzade Biraderler 1922 Topalzade Hayri ve Bursalızade Hayri Bey 1922 Hacı Alizade Mahmut ve Topalzade Mahmut 1922 Cordanzade İsa 1923 Kumzade İhsan 1925 Hacı Mehmetzade Ahmet Cemal 1925 Gözükanlızade Salim 1925 Antresyan Dikran 1925 Osmanağazade Hüseyin Cemal 1926 Çolzade Mahmut Ali 1926 Memişzade Mehmet 1926 Hekimzade Mustafa 1927 Kargızade Hızır 1927 Gözükanlızade Kazım 1927 
(Büyütmek için tıklayınız)
(1926 yılı Ordu fındık fabrikaları)
Bu gün fındığın işlenmesi ve ticareti ile uğraşan kuruluşların %47’si Ordu ili’nde faaliyet göstermektedir
Fındıkla ilgili oluşumlar
Ordu Ticaret ve Sanayi Odası
Ordu Ticaret ve Sanayi Odası 1322 (1906) yılında kurulmuştur. Milli Mücadele döneminde odanın faaliyeti askıya alınmış, 1923 yılında ise dönemin iç ve dış piyasalarla iyi ilişkiler kurmuş deneyimli tüccarları tarafından yeniden açılmıştır. 1923 yılında odanın ilk meclisi aşağıdaki isimlerden oluşmaktaydı. Birinci Reis İsa Cordan, İkinci Reis , Mehmet Furtun Mithatoğlu, birinci muavin Osman Ağazade Cemal ve yedi azadan oluşuyordu. Odaya kayıtlı tüccarlar on meslek grubunda faaaliyet göstermekteydi. Bu gruplar içerisinde en önemli yeri fındık ticareti tutmaktadır. Fındık ticaretinin ıslahı ve düzenlenmesi konusunda çalışmalar yapan oda, 1927 sensinden 1934 senesine kadar eksperler vasıtasıyla ihraç edilecek fındıkların evsaflara uyup uymadığını kontrol etmek ve pazara indirilen fındıkların temiz ve karışıksız satışını temin etmek konusunda devamlı çalışmalarda bulunmuşlardır. Bu çalışmaların sonucu olarak pazara indirilen fındık kalite bakımından diğer vilayetlerin ürününden daha kaliteliydi. Ordu’da yaş fındık pazara indirilmezdi. Kemal Peker 1948 yılında bu durumu şöyle anlatmaktaydı; “Ordu bölgesinde yaş fındık üzerine satışlar olmaz.(bura müstahsili fındığını kuruttuktan sonra pazara indirdiğinden) vaziyet ıslah edilmiş ve ileriye götürülmüştür.” Ordu fındığı odanın çalışmaları sonucunda uluslar arası piyasalarda da tercih edilen ürün olmuştur. Ordu Ticaret ve Zahire Borsası Ordu Ticaret ve Zahire Borsası ,Ordu Ticaret ve Sanayi Odasının gayretleri sonucunda 15 Ağustos 1936 tarihinde açılmış ve 02 Ocak 1938 tarihinde ilk meclisini oluşturmuştur. İlk meclis şu isimlerden oluşmaktadır; Birinci Reis Baha Tekin, İkinci Reis Ömer Akyazı, azalar; Mustafa Hekim, Dursun Gürsoy, Ziver Akın, Ahmet Cemal Maden, Borsa Komiser vekili Halis Mutlu, Borsa Başkatibi Nazım Kurtuluş Borsa kurulduktan sonra fındık,fasülye, ceviz, ve soya gibi Ordu’nun belli başlı ihraç maddelerinin fiyatlarında nazım rolü oynamış bu ürünlerin temiz ve kaliteli ihraçlarının temini konusunda bir çok etkili karar almıştır. Borsa aynı zamanda alıcı ve satıcı arasında bir akit icra yapmakla , her hangi bir anlaşmazlıkta borsa kayıtlarından hakim hükmünü vermiştir. 29 Numaralı Ordu Fındık Tarım Satış Kooperatifi Kooperatif 2834 numaralı kanuna göre İktisat Bakanlığının emirleriyle 25.06.1938 tarih ve 27072 sayılı tel emirleriyle verilen yetkiye dayanılarak açılmış ve 802 numara ile ticaret siciline kaydedilmiştir. Yaklaşık iki ay sonra 13.08.1938 yılından itibaren ,Fındık Tarım Satış Kooperatifleri Birliğinin çatısı altında faaliyetlerini sürdürmüştür.Ordu Tarım Satış Kooperatifi Fiskobirlik’in kurucu beş kooperatifinden birisidir. Kooperatif 670 ortak ve bu ortakların toplam 719.600 kilo fındık taahhütleri ile kurulmuş ve ilk yönetim kurulu oluşturulmuştur.. İlk yönetim kurulu aşağıdaki şekilde oluşturulmuştur. Başkan ve müdür vekili: Hüsnü Akyol,üyeler, Mustafa Katırcı, Arif Hikmet Onat, Süleyman Haznedardır. Kooperatifin kuruluş gayesi üreticiyi uluslar arası tezgahlanan fındık politikalarının uygulamalarını gerçekleştiren muraabacıların elinden kurtarmak, ona kredi sağlamak, ürününü piyasanın en üstün fiyatı ile satmak, üreticinin ihtiyaç maddelerini mümkün olduğu kadar ucuza temin etmek gibi faaliyetleri gerçekleştirmektir. Bu şekilde oluşmuş bulunan ve müraabacıların korkulu rüyasının gerçekleşmesi olan Ordu Fındık Tarım Satış Kooperatifi, aynı yıl içerisinde faaliyete geçmiş ve pazara indirme sezonunun başlamasıyla kafileler halinde akın akın gelen ortaklarına ambarlarını açmıştır. Ambar meydanları kendi alın terini kendi eliyle silmenin coşkusunu yaşayan ortaklar tarafından davul zurnalarla bir bayram yerine dönüştürülmüştür. Bu yıllarda kooperatif, üreticinin mahsüllerini Ordu merkezinde kiraladığı depolarda satın almaktaydı. Ayrıca mahsül toplama zamanında mahsülün yoğun bulunduğu yerlerde tali ambarlar kiralanmakta ve daha sonra merkezdeki depolara nakledilmekteydi. 670 kurucu ortakla kurulmuş olan kooperatifin, kuruluş yılı olan 1938 yılı sonunda ortak sayısı 5710’a , ortaklarınının ürün taahhüdü ise 4.784.200 kiloya ulaşmıştır.Bu rakam bölge üreticisinin %29,8 ‘ini rekoltenin ise%37 sini oluşturmaktaydı. 1938 yılında ürün bedeli 16 kuruş olarak tesbit edilmiş ve ortaklarına tahhütlerinin %75İ avans olarak verilmiştir. Kooperatifin kuruluşunun birinci yılında 1 Eylül 1939 yılında II. Dünya Savaşı’nın başlaması fiyatların birden bire düşmesine sebep olmuştur. Kooperatifin piyasalara en önemli müdahaleside bu zaman gerçekleşmiştir.Piyasada 3-5 kuruşa kadar düşen fiyatlar karşısında kooperatif 13-15 kuruş arasında alım yapmış ve fiyatlar bir ara 25-30 kuruşa kadar yükselmiştir. Kooperatif, harp yılları içerisinde sıkıntısı çekilen giyecek ve yiyecek maddelerini en ucuz fiyatlarla ortaklarına temin ederek bu sıkıntılı günlerin daha kolay atlatılmasına yardımcı olmuştur. 1949 yılında İktisadi Uyanış Dergisi’nin yayınladığı Ordu Özel Sayısı’nda II.Dünya Savaşı yıllarında Kooperatifin yaptığı yardımlar şu şekilde anlatılmaktadır. “...Kooperatif harp seneleri içinde mısır, buğday unu, zeytinyağı, sabun ,Sümerbank’tan pamuklu mensucat ve diğer giyecek maddelerinin yanında çuval kanaviçe ve gübre gibi ortağın en mübrem ihtiyaçlarını temin etmiştir. Bilhassa ekmek buhranının had devresi olan 1939- 1940 yıllarında hariçten temin ettiği ekmeklik mısırı hem ucuz fiyatla hemde kredi ile ortaklarına tevzi etmesi ortakları çok memnun ve minnettar bırakmıştır.” Ordu Fındık Satış Kooperatifi 21.06.1945 yılında seferberlikte kapanması halkı zor durumda bırakabilecek kurumlar arasına alınmıştır.


(Büyütmek için tıklayınız) (Ordu Fındık Tarım Satış Kooperatifinin seferberlikte kapanmasının halkı zor durumda bırakabilecek kurumlar arasına konulmasına dair 21.06.1945 tarihli Bakanlar Kurulu kararı)
Bu gün Ordu İli’ndeki Fındık Tarım Satış Kooperatifleri ve üye sayıları şu şekildedir. Ordu: 12.786 Ünye: 11.862 Fatsa: 11.401 Perşembe: 6006 Gölköy: 4899 Ulubey: 4544 Çamaş: 1834 Kumru:2350 Korgan:1997
Fiskobirlik (Fındık Tarım Satış Kooperatifleri Birliği)
Cumhuriyetin ilanından sonra tarım politikalarının oluşturulması yönündeki atılımlardan bir tanesi de tarım ürünleriyle ilgili birliklerin kurulmasıdır. Cumhuriyetimizin kurucusu Ulu Önder Atatürk’ün “Belli başlı ürünlerimizi ilgilendiren birlikler kurulmalıdır.”talimatlarının gereği olarak bu dönemde tarım ürünleriyle ilgili şuralar düzenlenmiş, bu şuralarda kooperatifleşme ve birliklerin kurulması yönünde kararlar alınmıştır. 1936 yılında kooperatif birliklerinin dayanağını oluşturmak üzere Tarım Satış Kooperatifleri Kanunu çıkarılmıştır. Bu kanundan iki yıl sonra İktisat Vekaleti Teftiş Heyeti’nden Nabi Ataç, Orhan Dümer ve Ziraat Bankası Umum Müdür Muavini Şükrü Ulay’ın iştirakiyle 1938 yılında iki ay içerisinde ,Trabzon, Ordu, Giresun, Keşap, Bulancak’ta beş satış kooperatifi kurdurulmuştur. Bu kooperatiflerin idari mekanizmalarını elinde bulundurmak üzere 28.07.1938 tarihinde Fiskobirlik’in kuruluş işlemleri tamamlanmış ve 13.08.1938 yılında ise fiilen işe başlamıştır. Koparatif’in kurucu yönetim kurulu ise şu isimlerden oluşmaktaydı; Ali Arif Larçın (Giresun), Hasan Akalın (Giresun), Halil Kami (Trabzon), Yahya Subaşı (Trabzon), Hüsnü Akyol (Ordu), Arif Hikmet Onat (Ordu), Rıza Kurt (Bulancak), Avni Özden (Bulancak), Hasan Kasapoğlu (Keşap), Hüsnü Özkan (Keşap) dır. Fiskobirlik ilk faaliyet yılında , 800.000 kilo fındık alımı gerçekleştirerek piyasaya girmiş ve yurtdışı piyasalarda kendini tanıtmayı başarmıştır.Ancak kurulduğu yılın hemen sonrasında II. Dünya savaşı’nın çıkması dolayısıyla , hükümet tarafından ilk müdahale ile karşılaşmış ve ortak harici üreticileri korumak amacıyla müdahale alımları gerçekleştirmek zorunda kalmıştır. Bunun sonucu olarak 1940 yılı rekoltesinin %35’ini stok etmek ve işlemek mecburiyetinde kalmıştır. Harp yıllarındaki bir gereklilik sonucu olan bu müdahaleler özellikle kooperatif üyesi olmayan üretici için olumlu sonuçlar ortaya çıkarmıştır. Ancak harbin sona ermesiyle açılan serbest pazarlar karşısında hükümetin fiyat belirleme teşebbüsleri ve kooperatif üzerindeki vesayeti elden bırakmaması bazı dönemlerde Fiskobirlik’i zor durumda bırakmıştır.Bu konuda aynı zamanda Fiskobirlik’in kurucu üyesi de olan Hüsnü Akyol şunları söylemektedir. “...Hükümetin barem teşebbüsü ve satışlardaki müdahale ve vesayeti elden bırakmaması, kooperatiflerin ve Birliğin çok kıymetli idarecilerini frenlemiş ve geçen sene kooperatiflerin elinde bulunan yüksek baremli 10 milyon kiloluk bir fındık stokunun vakit ve zamanında satılamamasına sebebiyet vermiştir. Bu zihniyet yüzünden kooperatifler 4 milyon lira gibi menfi bir fiyat farkıyla karşılaşmışlar ve bir çıkmaza girmişlerdir. Ortakları endişeye düşüren ve kooperatiflerin geleceğini tehdit eden bu durum hükümetçe ehemmiyetle ele alınmış ve bu büyük fiyat farkının ortaklara yansımaması hususunda tedbirler alınmışsa da buna rağmen ortakların teşkilata itimatlarının sarsılması önlenememiştir”, 12.11.1947 yılında Ticaret Bakanlığınca Başbakanlığa sunulan raporda ise müdahale alımları konusu şekilde anlatılmaktadır. “Kooperatiflere ortak olma imkanı her müstahsil için açıktır. Bu imkandan istifade etmeyerek sıkıştıkları anda kooperatiflerden medet ummak bu teşekküllerin idame masraflarını çeken sadık kooperatif ortakları aleyhine ve zararına bir menfaat talep edilmesi demektir. Bu vaziyet kooperatiflerin dağılması ve kapanması neticesini doğurabilir. Bu itibarla kooperatifler tarafından ortak olmayan ve tüccarlar menfaatine mahsül fiyatının suni olarak tutulması kooperatifçilik davası ile kabili telif değildir. Ortak olmayan müstahsil bakımından bir müdahale yapılıp yapılmaması hususuna gelince , Kooperatiflerin fiatlarını dahi satış imkan ve şartlarına göre yüksek bulduğumuz bir sırada fiatların suni olarak bir zarar bahasına da olsa muayyen bir seviyede tutulması iktisaden kabili müdafaa bir tez olmadığı gibi fiat seyirleri de müstahsil için böyle bir müdahaleyi icap ettirir mahiyette addedilmemiştir.”
Kurulduğu yılın dönümünü II. Dünya Savaşı’nın getirdiği olumsuzluklarla karşılayan Fiskobirlik, bu yıllardan sonra da dönem dönem bir çok olumsuzluklarla mücadele etmek zorunda kalmıştır. Bu olumsuzlukların başında yukarıda da belirtildiği üzere hükümetlerin müdahaleleri gelmektedir.Bu müdahaleler fındık üreticileri bakımından bazen olumlu sonuçlar vermekle birlikte genelde birliğin asıl kuruluş gayesi olan Türk Fındığının uluslar arası tezgahlanan politikalar karşısında koruma görevini yerine getirememesine sebep olabilmiştir. Bu gibi zamanlarda dışarıdan bazı kurumların devreye sokulmasıyla üreticiler ve Türk Fındığı açısından oksijen çadırları oluşturulmaya çalışılmıştır. Ancak uzun vadede bu gibi tedbirlerin gerek ülkemizin tarım politikaları gerekse bölge açısından telafisi zor olan olumsuzlukları beraberinde getireceği de aşikardır.Bu yüzden Milli bir hüviyet kazanmış olan fındığımızın politikalarının yine bölgenin Milli kuruluşu olan Fiskobirlikçe yerine getirilmesi kanatimizce en uygun olanıdır. Bu faaliyetlerin yerine getirilmesininin temininde ise en önemli etken üreticilerin Fiskobirliğe her şartta sahip çıkmalarıdır.
 (Büyütmek için tıklayınız) (Ticaret Ofisi'nin, Fiskobirlik'in elinde bulunan 1947 mahsülü fındıkları devralarak satmasına dair 17.08.1948 tarihli Bakanlar Kurulu Kararı)

(Büyütmek için tıklayınız) (Toprak Mahsülleri Ofisi'nin, Fiskobirlik elinde bulunan 2005 ve 2006 yılları mahsülü fındıkları satınalmasına dair 31.10.2007 tarihli Bakanlar Kurulu Kararı)
Fiskobirlik’in sekizinci faaliyet yılı olan 1946-1947 yılına kadar Birlik çatısı altında faaliyet gösteren kooperatif sayısı 16’ya ulaşmıştır. Bu gün ise Fiskobirliğe bağlı kooperatif sayısı 55’i bulmuştur. Toplam ortak adedi ise 233.820dir. Fındık Şuraları Yukarıda belirtilen oluşumların yanında fındıkla ilgili politikaların tartışıldığı şuralar organize edilmiştir.Bu şuralarda alınan kararlar doğrultusunda fındık konusunda bir çok önemli adımın atılması sağlanmıştır.Ordu ilimiz’in fındıkla ilgili oluşumları bu şuralarda her zaman aktif bir rol oynamıştır.Bugüne kadar düzenlenen şuralar ve tarihleri şu şekildedir. I. Fındık Şurası: 10 Ekim 1935 II. Fındık Şurası: 7 Kasım 1957 III. Fındık Şurası: 10-14 Ekim 2004 yılnda gerçekleştirilmiştir. Ulusal Fındık Konseyi (UFK) 5488 sayılı Tarım Kanununda belirtilen ulusal tarım politikaları çerçevesinde fındık konusunda çalışmalar yapmak üzere, 5 Nisan 2007 tarih ve 26484 sayılı resmi gazetede yayınlanan yönetmelikle Uusal Fındık Konseyinin kuruluşu gerçekleştirilmiştir. Konsey ilk genel kurulunu 12 Ocak 2008 tarihinde gerçekleştirerek yönetim kurulunu şu şekilde oluşturmuştur. Trabzon Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Sebahattin Arslantürk, Ordu Üretici Temsilcisi Onur Şahin , Karadeniz Fındık ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkan Yardımcısı Dursun Oğuz Gürsoy, Poyraz Karlıbel Fındık Entegre Sanayi ve Tic. A.Ş'nin sahibi Mustafa Poyraz, Düzce Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Nurettin Karslıoğlu, Fiskobirlik Genel Müdür Vekili Mehmet Sargın, Giresun Ziraat Odası Başkanı Özer Akbaşlı,Türkiye Gıda Sanayi İşverenleri Sendikası Genel Başkanı Nejdet Buzbaş.
|